Bir pazar sabahı uyanıyorsunuz

Bir Pazar sabahı uyanıyorsunuz. Güneş her zamanki gibi parlak ve perdenizden içeriye doğru yavaşça süzülüyor. Bütün haftanın yorgunluğunu yatakta bırakarak huzurlu bir şekilde uyanıp mutfağa gidiyorsunuz. Kahvaltınızı yapıp, kahvenizi de kapıp hemen gözde konsolunuz pleysteyşınınızı açıyorsunuz. Bir sorun var… Bir şeyler yolunda gitmiyor. Konsolunuz açılıyor ancak bir uyarı! “Pleysteyşın netvörk’e bağlantınızda bir sorun oluştu. Pleysteyşın ağına bağlanmak için daha sonra tekrar deneyin.” Önce internet bağlantınızla ilgili bir sorun olduğunu düşünüp telefonu kaptığınız gibi Wi-Fi ağınızı kontrol etmeye başlıyorsunuz. Feyzbuk ve kullandığınız birçok sosyal ağ hala kullanılabiliyor. Yani telefonunuzda internet var…

Hemen bir panikle “Ethernet kablosunu taktım mı acaba?” diye konsolunuza bakıyorsunuz. Evet, takmışsınız. Konsolu kapatıp tekrar açmayı deniyorsunuz, sorun hala düzelmemiş. “Neyse bari, bilgisayarı açayım” diyerek bilgisayarınızı açıyorsunuz, internet var ve çalışıyor. Bir bildirim, olamaz! “Mikrozoft ülkenizden bağlanan cihazlar için Store ve güncelleme desteğini kesti.” Nutkunuz tutuluyor ancak bunun bir hata sonucu karşınıza çıktığını düşünüyorsunuz. “VPN kapalı dimi?” diyerek bağlantınızı kontrol ediyorsunuz, kapalı! Hemen tarayıcınızı açıp “internetim mikrozoft ve pleysteyşın ağlarına bağlanmıyor” aramasını yapıyorsunuz. Karşınıza hemen birkaç haber çıkıyor, en üstteki reklamların hemen altında… “Mikrozoft ve Pleysteyşın Türkiye’den çekiliyor” başlığını görür görmez kafanızdan aşağı kaynar sular dökülüyor. Hemen favori siteniz –nihaha- merlininkazani.com’un haberine tıklıyorsunuz.

Mikrozoft ve Pleysteyşın Türkiye’den çekiliyor

Bir pazar sabahı uyanıyorsunuz

Haber içeriğini okurken aradan birkaç cümle seçiyorsunuz, “Mikrozoft Türkiye ofisini kapattığı 2020 yılının ardından Türkiye için mağaza desteğini ve Mikrozoft Winbows 12 güncellemelerini kesiyor”. Ardından “Pleysteyşın konsolların an itibariyle satılmayıp stoklarda tozlandığı gerekçesiyle paylaştığı bir duyuru ile perakendecilerden sipariş almayı bıraktı ve Türkiye sunucusunun fişini çekiyor” cümlesini okurken göğsünüze bir ağırlık çöküyor. Bütün Pazar gününü arkadaşlarınız ya da sunucudaki diğer oyuncularla oyun oynayıp muhabbet etmek için ayırmıştınız. Bu haberler sizde şok etkisi yaratıyor. Evde duran konsola ve bilgisayara verdiğiniz para gözünüzün önüne geliyor. Bütün oyunculuk hayatınız adeta bir film şeridi gibi gözünüzün önünden geçiyor. Katıldığınız turnuvalar, gittiğiniz fuarlar, izlediğiniz etkinlikler, yeni oyun duyuruları, oyunlardaki hatalar, hileciler, sinir bozucu takım arkadaşlarınız, hepsi birer birer silikleşiyor. Torunlarınıza anlatacağınız birer masala dönüşüyor. Hala inanamıyorsunuz, bir anda bunların hepsi yaşanamaz, bu bir kabus, değil mi? Diyerek tarayıcınızdan bazı teknolojik alet ve ürünler satan siteleri yokluyorsunuz. Techbox Marries X, Pleysteyşın ve bilimum oyun konsollarının, oyunların hiçbirinin satılmadığını fark ediyorsunuz. “Yok arkadaş, bu böyle olmayacak, bir temiz hava alayım bari” diyerek evden çıkıyorsunuz. Sokaklar, parklar insan kaynıyor. Koronavirüs bitmiş, Zoronavirüs gelmiş, Zoronavirüs bitmiş ve Boronavirüs başlamış tabi bu sırada. Sokaktaki herkes genç ve anlamsızca dolaşıp, etrafa şaşkın şekilde bakıyorlar. Bazıları hala yeni konsollarını almak için para biriktiriyor, bazıları ise Netwitchlix üzerinde bağış kampanyası başlatarak “Pleysteyşın 8 parası” biriktiriyordu halbuki. Anlıyorsunuz ki oyunculuğun sonu gelmiş, çöp konteynerleri oyun kutularıyla dolu.

Bir pazar sabahı uyanıyorsunuz

Maalesef durumumuz bundan daha iyisine doğru gitmiyor, bugün değilse yarın konsol oyunculuğu tarihin tozlu raflarına karışacak. Hadi karışmadı diyelim, yalnızca zengin oyuncağı olacak. Zaten an itibariyle her gelir düzeyinden insana hitap edemeyen sevgili oyuncaklarımız git gide edinmesi zor, oyunlarla donatması çok daha zor hale geliyor. Bilgisayar için daha bu kaos çağı başlamış sayılmaz. Konsolların aksine bilgisayarda her ne kadar tasvip etmesek de korsan oyunlara ulaşmak daha kolay. Korsanı onaylamıyoruz ancak, bu fiyatların yükselişi de orijinal lisanslı oyunlar almamızı imkansız hale getiriyor. Bir oyuna ya da konsola verilebilecek para için maksimum psikolojik eşiğimizin üzerine defalarca kez tırmanan fiyatlar yüzünden inanın bazı oyun haberlerini yazarken duraksıyorum. Haberini yaptığınız oyunun 600-700 TL olması gerçekten çok üzücü. Velhasıl, fiyatlar böyle yükselmeye devam edecek gibi görünüyor.

Bu tamamen bir sitem yazısıdır, lütfen yorum yaparken siyasetten, küfür ve hakaretten uzak durun ki onaylayabilelim. Aksi takdirde size hak versek bile yorumunuzun görüntülenmesine izin veremiyoruz. Teşekkürler…