“Demokrasi İttifakı” yol haritası için toplanıyor

2023 yılında yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri için siyasi partiler ve ittifaklar yaz ayları boyunca çalışmalarını sürdürürken, içinde HDP’nin de yer aldığı sosyalist sol partiler ve bileşenlerden oluşan yedili oluşum Perşembe günü bir araya gelerek önümüzdeki sürece dair yol haritasını belirleyecek.

Erkene alınmaması durumunda Haziran 2023’te yapılacak olan ancak Ankara kulislerinde Mayıs olacağı tahminleri yapılan seçime doğru gerek ittifaklar gerekse siyasi partiler çalışmalarını yoğunlaştırarak yeni döneme hazırlanıyor.

Siyasi yelpazenin solunda da gözlemlenen hareketlilik çerçevesinde Devrim Hareketi, Sol Parti, Türkiye Komünist Partisi (TKP) ve Türkiye Komünist Hareketi (THK) geçen hafta sonu yaptıkları ortak açıklama ile “Sosyalist Güç Birliği” kurduklarını bildirdi.

“Cumhur ve Millet İttifakı’ndan başka üçüncü bir yol mümkün” diyen diğer sol partiler de güçlerini birleştirme yönündeki taleplerini uzun bir süredir dile getiriyordu. Bu kapsamda Halkların Demokratik Partisi (HDP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Halkevleri (HE) ve Sosyalist Meclisler Federasyonu’nun (SMF) oluşturduğu ve yedili masa olarak bilinen oluşumun genel başkanları Perşembe günü bir araya geliyor.

Yeni ittifakın genişletilmesi amaçlanıyor

Yedili masadaki bileşenlerin sol kesimin birleşmesine yönelik açıklamalarının yanı sıra HDP, 27 Eylül 2021 tarihinde 11 maddelik tutum belgesi yayınlamış ve “Türkiye’nin aydınlık geleceğini düşünen tüm kurum, kuruluş ve partilere, tek tek yurttaşlara çağrımızdır: Hep beraber sorumluluk alalım” çağrısı yapmıştı.

18 Ocak’ta bir sol ittifakın oluşumuna yönelik ilk toplantı gerçekleştirilmiş ve ardından gelen süreçte partiler zaman zaman bir araya gelerek yol haritasını şekillendirmişti.

Sosyalist Güç Birliği’ni oluşturan bazı partiler de ilk başta bu çağrıya olumlu yanıt vermiş ancak daha sonra “HDP eksenli bir ittifak” görüntüsü çizmek istemedikleri ve daha çok “sosyalist bir blok” olarak öne çıkmayı tercih ettikleri için farklı bir yol takip etmişti.

DW Türkçe’nin edindiği bilgiye göre genel başkanlar ve sözcülerin Perşembe günü yapacağı toplantıda hazırlıkları uzun süredir devam eden ortak deklarasyona ve mücadele birliğine dair gelinen son durum ele alınacak ancak bu deklarasyon henüz kamuoyuna açıklanmayacak. Önümüzdeki döneme dair yol haritasının belirlenmesi beklenirken, ortaklaştırılan deklarasyonun Sosyalist Güç Birliği ve diğer sivil toplum kuruluşlarına ve aydınlara da götürülmesi ve böylelikle daha geniş çaplı bir açıklamanın Eylül ayında yapılması planlanıyor.

Sadece seçime yönelik olarak değil, seçim sonrası için de ortak mücadele için bir araya geldiğini belirten yedili oluşumun ismi ise henüz net değil. HDP’nin “Demokrasi İttifakı” olarak adlandırdığı oluşumun adının da toplantıda konuşulması planlanıyor, kamuoyuna açıklanması ise Eylül ayını bulabilir.

Özcan: Tüm mümkünlerin kıyısındayız

Toplantının mahiyetini DW Türkçe’ye anlatan HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Sultan Özcan, toplantıda Ocak ayından beri üzerinde çalıştıkları çerçeve metin dahil yol haritasını konuşacaklarını belirterek, Eylül ayında ise kamuoyu ile ortak çözüm perspektifinin paylaşılacağını ifade etti.


Sultan ÖzcanFotoğraf: privat

Sol kesimlerin bir araya gelmesinin sadece seçime yönelik olmadığını, aslında dünyada şu anda genel eğilim olan otoriter rejimlerin yükselişine karşı bir mücadele yöntemi olarak düşünülmesi gerektiğini belirten Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Nefessiz kalan, soluksuz kalan halklar çeşitli güç birliği arayışlarına girdi. Bir çığ geliyor ve onun önünde bent olmak lazım ve hep birlikte bent olmak lazım. Dünyada pek çok yerde çeşitli ittifak ve güç birlikleri ile otoriter rejimlerin değiştirildiğine tanıklık ediyoruz. Tüm mümkünlerin kıyısındayız, güç birliğini çoğaltmayı ve büyütmeyi amaçlıyoruz.”

Özcan, toplumun sol kesimlere yüklediği bir tarihsel sorumluluk olduğunu da belirterek, “Hiç kimse ‘ben oynamıyorum, armudun sapı üzümün çöpü’ deme ya da ideolojik krizden kaynaklı sorunları bu yakıcı ve can alıcı dönemin önüne koyma lüksüne sahip değil” diyor.

Akdeniz: Bu seçimi bir referandum olarak görüyoruz

Yedili oluşumun bir araya gelme felsefesini DW Türkçe’ye anlatan Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ise Türkiye’nin “iki kutuplu burjuva ittifakı seçeneğine mecbur olmadığı” noktasından hareket edildiğini belirtti.


Ercüment AkdenizFotoğraf: privat

Türkiye’nin ağır ekonomik ve siyasi sorunları bulunduğunu, AKP’nin 21 yıllık iktidarının ülkeyi büyük açmazlara sürüklediğini kaydeden Akdeniz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz bir çıkış yolu arıyoruz. En büyük sorunlardan birisi cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile tek parti ve tek adam yönetimi. Bunun mutlaka son bulması gerekiyor. Çünkü Erdoğan yönetimi bir kez daha halktan destek alırsa faşist bir rejimin inşasına doğru gidilir. Biz bunu görüyoruz ve durdurmamız gerekiyor.”

Akdeniz, birinci önceliklerinin “tek adam rejimini bitirmek” olduğunu ve bunun için de en geniş birliği sağlamak istediklerini belirtti. “Bu seçimi bir referandum olarak görüyoruz” diyen Akdeniz şunları söyledi.

“Biz işçi sınıfından ve halktan güç alan bir üçüncü seçeneğe ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Tek adamı hep beraber gönderelim ama Türkiye’nin yeniden kuruluşunda işçilerin, köylülerin, ezilen halkların bir arada olduğu bir halk iktidarı seçeneğini birlikte örgütleyelim diyoruz.”

Üçüncü İttifak kilit olur mu?

Peki cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda hiçbir aday yüzde gereken oyu alamaz ve seçim ikinci tura kalırsa üçüncü ittifak kilit rol üstlenebilir mi? Ya da ittifak kendi adayını çıkarır mı?

HDP Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Özcan, bu soruya karşılık ittifaka “kilit rolü” aslında toplumun biçtiğini söyledi ve “Biz demeden seçmenler kendileri söylüyor, ‘anahtar roldesiniz’ diye. Çünkü Cumhur ya da Millet İttifakı veya altılı masanın oyları anketlere göre neredeyse birbirine yakın durumda” hatırlatmasında bulundu.

Özcan, HDP ve diğer bileşenlerin oylarının yüzde 15’i bulabileceğini savundu.

Aday çıkartacaklar mı?

Altılı masa ile diyaloğa açık olduklarını ancak toplum önünde HDP ile diğer demokrasi güçlerinin muhatap alınmasının önemli olduğunu belirterek, bunun olmaması durumunda yeni ittifakın kendi adayını da çıkartmayı düşünebileceğini dile getirdi.

Emek Partisi Genel Başkanı Akdeniz ise seçmenler için sadece iki ittifak seçeneği olmadığına işaret ederek, “Biz şu an itibariyle iki ittifaktan birisini desteklemek zorunda değiliz. Kendimiz de bir ittifak adayı çıkartır mıyız çıkartmaz mıyız masaya koyacağız” dedi.

Bileşenler olarak henüz seçim gündemini konuşmadıklarını da belirten Akdeniz, adayların niteliğini görmek gerektiğini ve farklı aday kombinasyonlarını nasıl değerlendireceklerinin belli olmadığını vurguladı.

“İşçilerin, emekçilerin, Kürtlerin, sosyalistlerin, Alevilerin oyu çantada keklik değil” ifadesinin altını çizen Akdeniz, “Ama Erdoğan yönetimini sevindirecek bir pozisyon içinde yer almayız. Ama bu böyledir diye bizim düşüncemiz alınmadan keyfi bir adaylık sürecine de seyirci kalamayız” şeklinde konuştu.