Yağlı ve dengesiz beslenme safra kesesi taşı oluşmasına yol açıyor!

Paylaş

Çoğunlukla belirti vermeden oluşan safra kesesi taşı özellikle aşırı kilolu kişilerde, yeterli su tüketmeyenlerde, yağlı ve dengesiz beslenenlerde daha sık görülüyor. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. A. Murat Koca; safra kesesinin vücuttaki görevi, safra kesesinde taş ya da iltihap oluşması durumunda görülen rahatsızlıklar ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaştı. 

Yağlı ve hayvansal gıdalar olumsuz etkiliyor

Safra kesesinin karnın içinde karaciğerin alt kısmında yer aldığını ve içinin safra sıvısıyla dolu olduğunu belirten Op. Dr. A. Murat Koca, “Safra kanallarından gelen bir miktar safra kesenin içinde birikir, ihtiyaç halinde kese kasılarak on iki parmak bağırsağına boşaltılır ve gıda sindiriminde yardımcı olur. Özellikle yağlı ve hayvansal gıdalarla beslenmede safra kesesi salgısında artış olur. Sağlıklı bir kişide bu dolma ve boşalma sistemi denge içinde çalışır. Eğer safra kesesi çalışmasında bozulma olursa birtakım hastalıklar ortaya çıkabilir. Bu durumlardan en sık görüleni ise safra kesesi taşları ve iltihaplarıdır.” dedi.

Çalışması bozulan kesede taşlar oluşuyor

Paylaş

Çalışması bozulan kesede taşlar oluşuyor

Safra kesesinin içindeki sıvıda bulunan kolesterol, pigment / boya maddelerinin zamanla çalışması bozulan kese içinde kalsiyumla da birleşip yapışınca önce safra çamuru ve sonra da taşların oluşmasına yol açtığını ifade eden Op. Dr. A. Murat Koca, “Taşlar farklı büyüklük ve yapıda olmakla birlikte bazen ana safra kanalı içinde de oluşabiliyor. Bazen de kese duvarı içinde kireçlenme ve taşlaşma gerçekleşebiliyor. Bu durum porselen kese olarak tanımlanıyor ve kanserleşme ihtimali barındırıyor.” dedi. 

KİMLER SAFRA KESESİ TAŞI RİSKİ ALTINDA?

Paylaş

KİMLER SAFRA KESESİ TAŞI RİSKİ ALTINDA?

Op. Dr. A. Murat Koca, safra kesesi taşı görülme riski yüksek olan kişileri şöyle sıralıyor:

Özellikle aşırı kilolu ve obez / şişmanlardaAilesinde safra taşı hastalığı geçirenlerdeYağlı ve dengesiz beslenenlerdeOrta yaştan sonra özellikle 40 yaş sonrasındaKadınlardaHızlı kilo verenlerdeHareketsiz bir hayat tarzı olan ve yeterli su içmeyenlerdeDoğum kontrol hapı kullananlardaŞeker hastalığı ve yüksek kolesterol hastalığı olanlarda

Safra kesesi taşı oluştuktan sonra çok kişide belirti vermeyebiliyor, o yüzden tesadüfen tetkikler yapılırken tanı konulabiliyor.

SAFRA KESESİ TAŞI BELİRTİLERİ

Paylaş

SAFRA KESESİ TAŞI BELİRTİLERİ

Safra kesesi taşı hastalığı olduğunda şişkinlik, hazımsızlık, bulantı, karında hassasiyet, mide ekşimesi, mide yanması, ağza safra gelmesi ve ağrıların görülebiliyor.Ağrı genelde karnın sağ üst tarafında, sırt ve sırtın üst bölgesine yayılabiliyor. Eğer safra taşları nedeniyle kesede şişme ve koledok denilen ana safra kanalına bası yaparsa ciltte ve göz beyazında sararma, sarılık oluşuyor.

TANI NASIL KONULABİLİR?

İç hastalıkları ve genel cerrahi uzmanına belirtilen şikayetlerle başvuran hastanın muayenesi sonrasında tam tanı koyabilmek için bazı tetkiklerin yapılması gerekiyor. 

Tanı için üst karın ultrasonu ve kan tetkikleri yapılıyor. Daha detaylı tanı veya ayırıcı tanı için üst karnın bilgisayarlı tomografisi de istenebiliyor.

Kapalı ameliyatta normal hayata dönüş daha hızlı oluyor

Paylaş

Kapalı ameliyatta normal hayata dönüş daha hızlı oluyor

Op. Dr. A. Murat Koca, safra kesesi taşlarının ve oluşan sorunların tedavisi için ameliyat olunması gerektiğini söylüyori ve sözlerini şöyle sürdürüyor: 

“Ancak her safra kesesi taşı ameliyatlık değildir. Belirti vermesi, belli ebatta ve riskleri olduğu takdirde cerrahi gerekir. İlaçların safra taşları üzerine etkisi sınırlı oluyor. Bazen kolesterol taşlarına etkili olsa da daha fazla sorunu tetikleyebiliyor. Cerrahi tedavi, laparoskop dediğimiz karın içine karın duvarı geçilerek girilen bir kamera görüntüsü altında yapılıyor. Laparoskopik kolesistektomi denilen ameliyatla safra kesesi ve taşlar karın açılmadan küçük deliklerden yerinden tamamen ayırdıktan sonra karın dışına çıkarılıyor. Sadece safra kesesi taş alınmaz çünkü safra kesesi yapısı bozulmuş olduğundan yeniden taş oluşup ve problemler ortaya çıkabilir. Bazı çok komplikasyonlu durumlarda veya kapalı ameliyat olamayabilecek hastalarda düşük oranda da olsa açık ameliyat tercih edilebiliyor. Laparoskopik ( kapalı) ameliyat sonrası hasta normal hayatına daha hızlı dönüyor. Tedavisi yapılmayan safra kesesi taşı hastalığında iltihaplanma, kese delinmesi / perforasyon, peritonit, taşların ana kanalı tıkaması ve sarılık, pankreas iltihabı, nadirde olsa kanser ortaya çıkabiliyor. Ameliyat sonrası hasta birkaç haftalık besinlere adapte olma süresi sonrası normal hayatına dönüp sağlıklı bir hayat sürdürebilir.”

DİYABET HASTALARINDA SAFRA KESESİ TAŞI OLUŞUMUNA DİKKAT EDİLMELİ!

Paylaş

DİYABET HASTALARINDA SAFRA KESESİ TAŞI OLUŞUMUNA DİKKAT EDİLMELİ!

Şeker hastalarında safra kesesi taşları ve iltihaplarına çok daha fazla dikkat edilmesi gerekitiğini söyleyen Op. Dr. A. Murat Koca, “Şeker hastalığında zaman içinde sinir hasarları nedeniyle ağrı hissi azalmış olabileceğinden safra kesesi delinse bile hastalar rahat görünüp hissetmeyebiliyorlar ve tehlikeli durumlar ortaya çıkabiliyor.” diyor.

HAMİLELİK DE SAFRA KESESİ OLUŞUMUNU TETİKLEYEBİLİYOR!

Paylaş

HAMİLELİK DE SAFRA KESESİ OLUŞUMUNU TETİKLEYEBİLİYOR!

Kadınlarda özellikle hamilelik döneminde safra kesesi taşları ve hastalıklarına çok dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. A. Murat Koca, “Hamilelikte yaşanan vücut sistemimizdeki değişimler safra taşları oluşumunu arttırabiliyor. Safra kesesi taşları tespit edilen ya da belirti veren kadında gebelik yoksa ve bebek planlanıyorsa laparoskopik ameliyat öneriyoruz. Hamilelik varsa hasta iyi takip edilmeli, ancak zorunlu hallerde ameliyat yapılmalıdır. Cerrahi tedavi için hamileliğin ilk 3 ay ve son 3 aylık döneminde riskler daha yüksektir. Cerrahi operasyon için daha güvenli dönemin 3-6 ay arası olduğunu söyleyebiliriz” diyor.

yağlı beslenme dengesiz beslenme safra kesesi taşları safra kesesi taşı tedavisi